Acının ve aşkın albümü: Du Demsal

Acının ve aşkın albümü: Du Demsal

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ MEHMET SÖĞÜT/ DILJEN RONî

Diljen Ronî’nin, “Du Demsal“ yani „İki Mevsim“ adlı albümü acılarla bezenmiş olsa da, sonbaharda düşen yaprakların hışırtısı gibi yüreğimizde hoş duygular uyandırıyor.

Her mevsim içimde bir duygunun uyanmasına neden olur. İlkbahar aşkı ve sevinci hatırlatır. Sonbahar hüznü, kış ise acılarla alabora olan geçmişi… Geçen zamanları hep özlemle hatırlarız. Halbuki Kürdistan’da her mevsim kara kıştır. Ama biliriz ki geçen her gün ömürden gitmiştir. Ve önümüzde, henüz ulaşamadığımız o büyük aşk duruyordur. Acıların ortasında bile aşık olunur. Büyük aşka ulaşabilmek, bir kişiye duyduğumuz aşktan geçer. Tutkuyla bağlanırız. Çünkü karşı cinse aşık olsak da, asıl aşkımızın ülke aşkı olduğunu biliriz. Diljen Ronî’nin, „Du Demsal“ yani „İki Mevsim“ adlı albümü acılarla bezenmiş olsa da, sonbaharda düşen yaprakların hışırtısı gibi yüreğimizde hoş duygular uyandırıyor. Papatyalar gibi de diyebiliriz. Papatyalar en direngen çiçeklerdir. Diljen Ronî’de müziğiyle direngen, dünya döndükçe kalıcılaşabilecek şarkılar besteliyor bize. Ve içimizde ışıltılı duyguların uyanmasına neden oluyor. Bestelerinin çoğunluğu onun sözlerinden oluşuyor. Su gibi akıyor melodiler.

Grafik tasarımını Fransız fotoğrafçı Julie Bardoux’nun üstlendiği „Du Demsal“ adlı albümün kapak tasarımı, söz ve besteleri tam bir ahenk içerisinde. İnsan albümü dinlediği zaman aşk kokan bir dünyanın içerisinde yürüyor sanki. Romantizm kokan bir sonbaharda sarı yaprakların arasında yürüyoruz ya da başka alemlere gidiveriyoruz. Bir şelale gibi akan melodilerle ve inci gibi dökülen sözcüklerle büyülüyor bizi… İnsanı gök kubbenin yedi katında da dolaştırıyor. Çıktığımız alemlerde Fırat’ın ve Dicle’nin sesini ve çığlıklarını duyumsuyoruz. Orada yaşanan aşkları ve zulümleri görüyoruz. Tekrar tekrar bağlanıyoruz güzelim dilimize. Kadifemsi sesini öylesine ustalıkla kullanıyor ki, ağzından dökülen her sözcük inci tanesi gibi parıldıyor. Şairlerden besteler „Du Demsal’’ adlı albüm Anadolu Müzik tarafından müzikseverlere sunulmuş. Albümün çok güçlü bir entelektüel altyapısı var. Bir doktorun algısı çok geniş bir yelpazeden oluşsa gerek. Diljen Ronî, tıp fakültesini bitirip doktor olmuş bir müzik insanı. Çevresindeki şair ve yazarların eserlerini bestelemesi de bu güçlü altyapıyı daha da güçlendirmiş. Şair ve yazar Müslüm Aslan’ın şiirlerini bestelemesi takdire şayandır diye düşünüyorum. „Tu Diçu“ adlı eserinin sözlerini Müslüm Aslan yazmış. Yine Arjen Arî’nin Uğur Kaymaz için yazdığı „Berî Her Zarokî“ adlı şiirini bestelemiş. Aşka nağmeler dizmiş Diljen Ronî. On iki yaşındaki Uğur Kaymaz’a sıkılan on üç kurşunlu yarayı içimize işlerken, o zalimliği tekrardan lanetliyoruz.

Aşkın mekanında gelmiştir dünyaya, yani Cizira Botan’da. Mem ile Zin’in aşk deryasında dünyaya gelmiş ve Meleye Cizîrî’nin hemşerisi olan bir insandan aşka duyarsız kalması beklenemezdi şüphesiz. Ve o aşk şarkılarını okudukça gökyüzüne çıkıyoruz. Yeni güzellikler ve yeni imgelere sürüklüyor bizi. Alman filozofu Goethe’nin „gidin aşkı ona sorun“ dediği Melaye Cizîrî’nin, „Dilbere îro seher“ adlı şiirini bestelemiş. Baba Tahire Uryan’dır ki Ömer Hayyam’ı ve daha birçok şairi etkilemiştir. Yine Alevi deyişlerinin öncüsüdür Baba Tahire Uryan. Böylesi bir çalışmada ona yer verilmeseydi eksik kalırdı. Ve doğal olarak, Baba Tahiye Uryan’ın „Tu Yi“ adlı şiirini bestelemiş. Kısacası güzel bir çalışma olmuş, „Du Demsal.“ Diljen Ronî’nin ismini çok duyacağız anlaşılan. Ve yeni çalışmalar bekliyoruz Diljen Ronî’den.

MEHMET SÖĞÜT