Diljen Ronî: Aşka dair birkaç söz söyleyemeyecek kadar dilsiz misin?

Diljen Ronî: Aşka dair birkaç söz söyleyemeyecek kadar dilsiz misin?

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ YAĞMUR ERDEM/ DILJEN RONÎ

İlk solo albümünüz olmasına rağmen eserlerin çoğunun söz ve müziği size ait. Ne zamandan beri şarkı yapıyorsunuz? Yaratıcılığınızın sırrı ne?

– Şarkılarımı üniversitede yapmaya başladım. Yani yaklaşık 10 yıldır beste yapıyorum. Yaratıcılığın sırrı, yaşadığımız coğrafyada saklı aslında, bu halkın kültürü, tarihi, doğası en büyük ilham kaynağı olmuştur. Bu coğrafyanın doğasından, tarihinden, kültüründen etkilenmemek mümkün değildir ve benim de ilham kaynağım olmuştur her zaman. Bir de yaşadığım yoğun duygu birikimi karşısında yüreğim yazmaya karar verdi bende engel olmadım.

Küçük yaştan beri müzikle uğraştığınızı biliyoruz. Aynı zamanda tıp fakültesi mezunusuz, neden konservatuarı da değil de, tıp fakültesini seçtiniz?

* Yaşadığım bölgede, toplumsal ve sosyal problemlerden kaynaklanan yoksulaşmanın sebep olduğu sağlık problemlerinin fazla olması doktorluk tercihimi etkileyen en büyük unsurdur. Ayrıca kendi dilimde halkıma yardımcı olabilmek bana daha büyük bir mutluluk veriyor. Bir zamanlar bu bölgede hiçbir doktor Kürtçe bilmiyordu ve büyük sıkıntılar yaşanılıyordu. Ama artık bu bölgede okuma oranı büyük bir ölçüde arttı ve Kürtçe bilen doktorlarımız, öğretmenlerimiz ve avukatlarımız olmaya başladı. Doktor olmayı istememdeki itici güçlerden birisi de bu oldu, Konservatuarı okumayı da çok istedim ama maalesef uygun koşullar olmadı. İleriki bir zamanda konservatuar okumak en büyük isteğimdir.

Kürt kültür, edebiyat tarihinde önemli bir yeri olan Bedirxanilerden gelmenizin, sanatla uğraşmanızda payı var mı? Ailenin edebi mirası size ne kattı?

-Elbette bildiğiniz gibi Bedirhani Ailesi her daim Kürt kültürü ve edebiyatı için bir çok bedel vermişlerdir. Özellikle Mir Celadet Ali Bedirhan’ın Hawar dergisini çıkartmak için yaptığı uğraşlar ve verdiği bedeller benim üzerimde çok büyük bir etki bırakmıştır. Benim için de önemli olan Kürt müziğine ufakta olsa bir katkı sunabilmektir.

Diljen Roni, doktor, beste yazıyor ve şarkı söylüyor bunların yanı sıra hangi enstrümanları çalıyor? Başka sanat dallarıyla uğraşıyor musunuz?

-Gitar ve bağlama çalıyorum. Müzik dışında ise vakit buldukça resim yapmayı severim. Ayrıca bir tane kültür ve edebiyat sitesi hazırladım ve bunun için bir çok arşiv topladım ve halen bu çalışmalarımı sürdürmekteyim.

Daha önce farklı gruplarla çalışmışsınız. Neden daha sonra solo albüm yapmaya karar verdiniz. Özgür ruhlumusunuz yoksa tek başına söyleyecekleriniz mi daha fazlaydı?

– Sadece yüreğimin sesine kulak verdim, beni buraya kadar getiren o oldu. Yaşanılmışlıkların üzerimde yarattığı etkinin sonucudur bu albüm. Bir isyan var bu albümde adı da “Ma tu lalî nikarî bêjî çend gotinên evînê” yani Aşka dair birkaç söz söyleyemeyecek kadar dilsiz misin? Bu isyan yüreğimin sesi ve dilidir.

İlk solo çalışmanız olan “Çend Gotinên Evînê” albümünüzde etnik, slov rock, cazz’ın nağmeleri var neden batı estrümanlarını ve tarzını seçtiniz?

* Dengbêj kültürünün hâkim olduğu bir coğrafyada büyüdüm. Bu coğrafyanın tüm tarihi olayları, aşkları ve hüzünleri bu klamlarla söylenilmiştir. Modern müziğinde üzerimde büyük etkisi olmuştur. Günümüz Kürt müziğinin bu yönünün de olması ve gelişmesi gerektiğine inanıyorum. Ama önemli olan bir şey var ki o da eski özümüzden kopmayacak bir şekilde Kürt müziğine yeni renkler katabilmektir. Ki albümümde yer alan Awirên Esmeran, Navê Keçikê ve Narînê parçalarında ki yorum ve tarz bu hissiyatımın bir ifadesidir.

Bu albümün hazırlanması ne kadar sürdü. Ve ilk albümünüz olması nedeniyle ne tür zorluklarla karşılaştınız?

-Albüm çalışması yaklaşık olarak 1 yıl sürdü. Elbette ilk albümüm olmasından dolayı zorluklar ve aksilikler yaşadım. Türkiye’nin en iyi müzisyenleriyle çalışmak bir nevi yükümü hafifletti. Ayhan ORHUNTAŞ, İsmail SOYBERK, Erdinç ŞENYAYLAR ve Osman AKTAŞ gibi değerli müzisyenlerin bu albümün parçalarını çok içten ve samimi bir şekilde çalmaları da etkili oldu.

Genel olarak teknik konularda bir sıkıntı çekmedim, yalnız bu albümde 18 enstrüman kullandığımız için biraz yoğun çalıştık, mesleğimden dolayı birazda zaman problemi oldu. Ama şuan albümümü dinlemek yaşadığım tüm zorlukları unutturuyor.

Duygu, hüzün ve aşkın hakim olduğu albümünüzde, bugüne kadar duyulmamış eski dengbej vokallerine yer vermişsiniz. Sizi bu tercihe götüren neydi?

– Bizim bir köyümüz var adı Çağlayan (Şax), Bedirhan Bey’in seyrangahı olarak tarihe geçmiş bir köydür. O köyde yaşayan insanların büyük bir çoğunluğu dengbêjdir. Nitekim Narînê parçasında ki giriş dengbêj vokaller de onlara aittir. Bir anlamda onlarında sesini duyurmak istedim. Çünkü Kürt coğrafyasında keşfedilmemiş bir çok eser, birçok dengbêj vardır.

Albümünüzde, Kürt Sanatçısı Miradê Kinê’nin iki eserine yer vermişsiniz. Neden Miradê Kinê?

-Miradê KINÊ nin eserleri modern Kürt müziğine altyapı, kaynak olabilecek niteliktedir ki, kendisi sözün ve sesin ustası olarak bilinir. Doğaçlamalarıyla, betimelemeleriyle ve rıbabını bir virtöz ustalığıyla kullanabilen, bir aşkı tarif edilemiyecek kadar büyük bir ustalıkla betimleyebilmesi beni çok etkilemiştir.

Albümünüzün grafik tasarımı Fransız fotoğraf sanatçısı Julie Bardoux, yönetmenliği ve aranjörlüğünü Seyithan Kızıl ile çalışmışsınız. Neden bu isimler?

-Julie ve Seyithan, benim dostlarımdır ve ikisi de kendi alanlarında gayet tecrübeli ve profesyoneldirler. Beni de çok yakından bildikleri ve tanıdıkları için benim isteklerimi albüme çok rahat bir şekilde yansıtabileceklerine inanıyordum. Bu albümde de katkıları büyüktür. Julie’nin sanatından çok etkilendim onun fotoğralara bakış açısı çok iyidir. Hiç unutmuyorum Dicle Üniversitesi’nde fotoğraf çekimleri yaparken orada bulunan birçok kişi manzara fotoğrafı çekerken Julie, onların tam aksine bir ağacın yaprak gölgelerinin duvara yansımasını çekiyordu. Tabi fotoğrafı gördüğümde sanatsal bir tablo gibiydi.

Seyithan ise hem dostum hem de benim gitar hocamdır. Bu albüm fikrini başından beri Seyithan ile birlikte yürüttük. Ayrıca şiirleriyle, önerileriyle bu albümün repertuarı seçmemde bana yardımcı olan dostum Hişyarê BOTÎ nin emeklerini unutamam. Böyle dostalara sahip olduğum için çok şanslıyım.

Albümünüz sadece Türkiye’de mi piyasaya sürüldü?

* Tabi artık günümüz teknolojisinde internet üzeri özel sipariş yapılabildiği için Avrupa’nın birçok yerine gitmiştir. Sadece dağıtım için Almanya dan albümün sipariş edildiğini biliyorum. Ama genel olarak Türkiye de dağıtımı yapıldı.

* Kürt müzikseverlerine kendimi ve albümümü anlatma fırsatını verdiğiniz için teşekkürler.