Aşka adanmış iki mevsim: Du Demsal

Aşka adanmış iki mevsim: Du Demsal

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ YAŞAR AKSU/ DILJEN RONÎ

İkinci albümünü çıkaran Diljen Ronî, ‘Du Demsal’ı anlattı: „Aşkın iki mevsimi de diyebiliriz. Biri zivistan diğeri de havîn.“

Du Demsal’ yani ‘İki Mevsim’ adlı ikinci solo albümünü çıkaran kazandıran Diljen Ronî, duygu dolu 11 tane eseriyle müziksever karşısına çıktı. İlk albümü ile Kürt müziğine iddialı bir giriş yapan Ronî, bu albümüyle de aynı etkiyi müzikseverlerde bırakacağının belirtisini albüm repertuarında özenle seçtiği eserlerle belli ediyor. Diljen Ronî ile henüz çok yeni olan ikinci solo albümü ‘Du Demsal’ üzerine söyleşi yaptık.

İkinci albümünüzü çıkardınız. Öncelikle şunu sormak istiyorum. Bir sanatçı için albüm çıkarmak nasıl bir duygu?

Bunun tarifini yapmak çok zor. Daha baba olmadım ama herhalde bir çocuğunun olması gibi bir mutluluk diyebilirim. Yeni bir eser üretmenin verdiği haz, yeni dünyaya gelmiş bir çocuğun gülüşündeki mutluluktan tat almak gibidir. Bu yüzden her yeni eser benim bir parçam oluyor ve bunu dinleyicilerimle paylaşmak bana haz veriyor.

İlk solo albümünüzde olduğu gibi bu albümünüzde de genel olarak eserlerin müziği size ait. Şair Müslüm Aslan’a ait iki şiiri birlikte bestelediğinizi belirtmişsiniz. Geçmişin ve günümüzün önemli şairlerinin şiirlerini ve kendi yazdığınız sözleri notalarla bu denli bağdaştırıp müzik dünyasına kazandırmanızın sizdeki sırrı nedir?

Bazen kendi duygularınızı sadece müziğe dökersiniz sözleri başkası yazar. Ama ikisi birleştiği zaman bir anlam bulur. Benim müziğe döktüğüm duyguları onlar da sözleriyle dile getirmişlerdi. Yani duygular denk düştü diyebiliriz. Müslüm Aslan benim dostumdur onun yazıları okurken hüzünleniyorum. Bu yüzden değerli dost Müslüm Aslan’a katkılarından dolayı teşekkür ediyorum.

Küçük yaştan beri müzikle uğraştığınızı ve aynı zamanda doktor da olduğunuzu biliyoruz. Bu iki mesleği bir arada yürütmek sizin için zor olmuyor mu ve bu iki meslek arasında ortak bir payda var mıdır sizce?

Ortak payda hizmet. Kültüre, dile ve halka hizmet. İkisi de çok kutsal görevler. Benim bakış açıma göre yaşadığım coğrafyanın temel eksikliklerinden bir tanesi de sağlık idi. Beni bu mesleğe iten bu düşünce oldu. Kendi halkıma hizmet vermekten son derece mutlu ve gururluyum. Sanat bir anlamda insanın hayatına tat katarken; doktorluk insanın hayatındaki tatsızlıkları ortadan kaldırmaya çalışır. Yani ikisi de ruhun gıdasıdır diyebilirim.

Bu albümünüzde klasik Kürt edebiyatının ölümsüz olan iki şairlerden Melayê Cizîrî ve Baba Tahirê Uryan’ın iki şiirini müzik dünyasına kazandırdınız. Bu ölümsüz iki şairin şiirlerinden seçmenize ne vesile oldu? Tepkiler nasıl yansıyor size?

Bu iki büyük şairi bilinçli olarak seçtim, ancak bu şairlerle sınırlı kalmayacak. Çünkü bu coğrafyada yetişmiş çok büyük isimler var ve modern çağda bu isimlerin unutulması kendi kültürümüze yapacağımız büyük bir haksızlık olur. Ben tarzım gereği bu şiirleri modern altyapılarla sunuyorum. Amacım hem tarzımı sürdürmek hem de yeni nesile kültürünü, tarihini unutturmamak. Olumlu tepkiler alıyorum. Bu yüzden bu yolda devam edeceğim. Sadece kendi kişisel duygularımla değil de geçmişi günümüzle harmanlayarak yeni bir şeyler yaratabilmek, bin yıl öncesinde yazılmış ve o günün duygularını günümüz insanlarına aktarabilmek, bir köprü görevi görmek oldukça haz veren bir duygu ve onurlu bir iş. Bu nedenle yaptığım bu çalışmaların karşılığını bulduğunu ve aldığım tepkilerden doğru anlaşıldığımı düşünüyorum.

‘Du Demsal’da Kürt edebiyatının önemli şairlerinden olan Arjen Arî’nin 2004 yılında Mardin’in Kızıltepe ilçesinde babası ile birlikte öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz için yazdığı ‘Berî her zarokî’ adlı şiirine de can vermişsiniz. Bu eseri ya da bu albümü çocuklara ithaf etmişsiniz de diyebilir miyiz?

Uğur Kaymaz’ın benim için ayrı bir önemi vardı. Ne zaman onun gözlerine baksam kendi çocukluğumu görürdüm. Kürt coğrafyasında yaşanan gerçekliklerin benim üzerimdeki etkisinin bir yansıması idi „Berî her zarokî“ şiiri. Uğur Kaymaz bu acıları dile getirmekte bir vesile idi. Bunun gibi yaşanan diğer ölümlerin acılarını dile getirmeye ses olmaya çalışacağım.

Cizre’de doğup büyüdünüz. Albümde de Botan’a ait iki anonim esere yer vermişsiniz. Bu seçiminiz acaba bir borç duygusu muydu?

Evet biraz da öyle. Biraz da doğup büyüdüğüm coğrafyanın kültürünü taşıyorum. Borçtan öte bir yanım Botan kokuyor. „Esmerxan“ ve „Selîmo leylo“ eserleri bunlardan sadece iki tanesidir. Bu eserler tarz olarak belki çok albümden ayrı görünüyor ama yine de bu albümde Botan tarafı olmalıydı. Bunun için çok gururlu ve mutluyum.

İlk Kürt şairleri ile bugünün önemli şairlerinin aşka adanmış şiirlerini melodilere dökmek usta bir müzisyenin zanaatıdır. Slow rock ve caz gibi batı tarzı nağmelere de yer vermenin yanı sıra bu albümde reggae tarzına da yer verilmiş. Bu yeniliğin başarınızda rolü var mı?

Ben her zaman yeni bir şeyler yaratabilmek için çalıştım. Yeni bir eser yeni bir dünya demektir ve çok büyük anlamı vardır. Tekrardan mümkün olduğu kadar kaçınmaya çalışıyorum. Reggae tarzı aslında bana çok yakın bir tarz. Gelecek albümlerimde de bu tarzı sürdüreceğim. Kürt müziğine yeni bir renk katabilmek en büyük amacım. Bunun için üçüncü albüm çalışmalarıma hemen başladım.

Doktorluk ve müzisyenlik dışında başka bir uğraşınız var mı?

Resim yapıyorum. Yağlı boya, kara kalem çalışmalarım var. Onun dışında bir dönem bilgisayar ile çok uğraştım web masterlik üzerine. Bir kültür ve edebiyat sitesi oluşturmuştum. Kürt kültürü, edebiyatı, tarihi ilgili çalışmalar, bilgi toplama, okuma, araştırmalar yaptım. Bu bir anlamda bana altyapı oluşturdu. Sanat hayatımı da şekillendirdi.

İlk albümünüzde olduğu gibi bu albümünüzde de aranjörlüğünü üstlenen Seyithan Kızıl dışında Ayhan Orhuntaş’ın da imzası var. İki aranjörle çalışmak neler kattı size? Albüm ne kadar sürede hazırlandı ve ne gibi zorluklar çektiniz?

Aslında olması gereken aranjör sayısının fazla olması. Ekip ne kadar çok ise o kadar zengin bir alt yapı çıkıyor. Herkesin tarzı ve müzik ruhu başkadır. Albüm ilk albüme oranla daha rahat oldu. Ama yine de albüm yapmak çok zor bir şey. Çok sıkıntılı ve stresli. Bu albüm hazırlanma, repertuar dahil yaklaşık 1 yıl sürdü. Stüdyo kayıt, mix, mastering ise 2 ay sürdü.

İlk ve ikinci albümde Fransız fotoğrafçı Julie Bardoux grafik tasarımını üstlenmiş olduğunu görüyoruz. Neden Bardoux?

Julie ile ilk albümde tanıştım. Onun bakış açısını çok beğeniyorum. Fotoğraf sanatını çok iyi kullanıyor. Yaptığı çalışmalarda ruh var. Ayrıca artık o benim arkadaşım. İkinci albümde de bu tasarımı onun yapmasını istedim. Albümün müziklerini dinleyip o ruhla albümün rengini, resimlerini ve yazı karakterini belirledi.

Aşk, hüzün ve duygunun hakim olduğu bu albüme, ‘Du Demsal’ yani ‘İki Mevsim’ ismini vermeyi nasıl kararlaştırdınız ve varsa özel bir nedeni, nedir?

Bu albümün yazılarını hazırlarken bir arkadaşım önerdi. Onun önerisi çok hoşuma gitti. Du Demsal ismi albümün içeriğini yansıtan en güzel isim oldu. Aşkın iki mevsimi de diyebiliriz. Biri Zivistan (Kış) diğeri de Havîn (Yaz).

 

Acının ve aşkın albümü: Du Demsal

Acının ve aşkın albümü: Du Demsal

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ MEHMET SÖĞÜT/ DILJEN RONî

Diljen Ronî’nin, “Du Demsal“ yani „İki Mevsim“ adlı albümü acılarla bezenmiş olsa da, sonbaharda düşen yaprakların hışırtısı gibi yüreğimizde hoş duygular uyandırıyor.

Her mevsim içimde bir duygunun uyanmasına neden olur. İlkbahar aşkı ve sevinci hatırlatır. Sonbahar hüznü, kış ise acılarla alabora olan geçmişi… Geçen zamanları hep özlemle hatırlarız. Halbuki Kürdistan’da her mevsim kara kıştır. Ama biliriz ki geçen her gün ömürden gitmiştir. Ve önümüzde, henüz ulaşamadığımız o büyük aşk duruyordur. Acıların ortasında bile aşık olunur. Büyük aşka ulaşabilmek, bir kişiye duyduğumuz aşktan geçer. Tutkuyla bağlanırız. Çünkü karşı cinse aşık olsak da, asıl aşkımızın ülke aşkı olduğunu biliriz. Diljen Ronî’nin, „Du Demsal“ yani „İki Mevsim“ adlı albümü acılarla bezenmiş olsa da, sonbaharda düşen yaprakların hışırtısı gibi yüreğimizde hoş duygular uyandırıyor. Papatyalar gibi de diyebiliriz. Papatyalar en direngen çiçeklerdir. Diljen Ronî’de müziğiyle direngen, dünya döndükçe kalıcılaşabilecek şarkılar besteliyor bize. Ve içimizde ışıltılı duyguların uyanmasına neden oluyor. Bestelerinin çoğunluğu onun sözlerinden oluşuyor. Su gibi akıyor melodiler.

Grafik tasarımını Fransız fotoğrafçı Julie Bardoux’nun üstlendiği „Du Demsal“ adlı albümün kapak tasarımı, söz ve besteleri tam bir ahenk içerisinde. İnsan albümü dinlediği zaman aşk kokan bir dünyanın içerisinde yürüyor sanki. Romantizm kokan bir sonbaharda sarı yaprakların arasında yürüyoruz ya da başka alemlere gidiveriyoruz. Bir şelale gibi akan melodilerle ve inci gibi dökülen sözcüklerle büyülüyor bizi… İnsanı gök kubbenin yedi katında da dolaştırıyor. Çıktığımız alemlerde Fırat’ın ve Dicle’nin sesini ve çığlıklarını duyumsuyoruz. Orada yaşanan aşkları ve zulümleri görüyoruz. Tekrar tekrar bağlanıyoruz güzelim dilimize. Kadifemsi sesini öylesine ustalıkla kullanıyor ki, ağzından dökülen her sözcük inci tanesi gibi parıldıyor. Şairlerden besteler „Du Demsal’’ adlı albüm Anadolu Müzik tarafından müzikseverlere sunulmuş. Albümün çok güçlü bir entelektüel altyapısı var. Bir doktorun algısı çok geniş bir yelpazeden oluşsa gerek. Diljen Ronî, tıp fakültesini bitirip doktor olmuş bir müzik insanı. Çevresindeki şair ve yazarların eserlerini bestelemesi de bu güçlü altyapıyı daha da güçlendirmiş. Şair ve yazar Müslüm Aslan’ın şiirlerini bestelemesi takdire şayandır diye düşünüyorum. „Tu Diçu“ adlı eserinin sözlerini Müslüm Aslan yazmış. Yine Arjen Arî’nin Uğur Kaymaz için yazdığı „Berî Her Zarokî“ adlı şiirini bestelemiş. Aşka nağmeler dizmiş Diljen Ronî. On iki yaşındaki Uğur Kaymaz’a sıkılan on üç kurşunlu yarayı içimize işlerken, o zalimliği tekrardan lanetliyoruz.

Aşkın mekanında gelmiştir dünyaya, yani Cizira Botan’da. Mem ile Zin’in aşk deryasında dünyaya gelmiş ve Meleye Cizîrî’nin hemşerisi olan bir insandan aşka duyarsız kalması beklenemezdi şüphesiz. Ve o aşk şarkılarını okudukça gökyüzüne çıkıyoruz. Yeni güzellikler ve yeni imgelere sürüklüyor bizi. Alman filozofu Goethe’nin „gidin aşkı ona sorun“ dediği Melaye Cizîrî’nin, „Dilbere îro seher“ adlı şiirini bestelemiş. Baba Tahire Uryan’dır ki Ömer Hayyam’ı ve daha birçok şairi etkilemiştir. Yine Alevi deyişlerinin öncüsüdür Baba Tahire Uryan. Böylesi bir çalışmada ona yer verilmeseydi eksik kalırdı. Ve doğal olarak, Baba Tahiye Uryan’ın „Tu Yi“ adlı şiirini bestelemiş. Kısacası güzel bir çalışma olmuş, „Du Demsal.“ Diljen Ronî’nin ismini çok duyacağız anlaşılan. Ve yeni çalışmalar bekliyoruz Diljen Ronî’den.

MEHMET SÖĞÜT

Diljen Roni’den yeni albüm

Diljen Roni’den yeni albüm

İlk albümü ile Kürt müziğine iddialı bir giriş yapan Diljen Ronî, ikinci solo “Du Demsal” yani “İki Mevsim” adlı albümü ile Anadolu Müzik tarafından müzikseverlerle buluşturuluyor.

-05 Ocak 2012 Perşembe-

YÜKSEKOVA HABER/ KADİR KAYA 

Albümün en büyük özelliği, albümde yer alan eserler açısından oldukça geniş ve zengin bir edebi altyapısının olmasıdır. Örneğin, Klasik Kürt edebiyatının önde gelen isimlerinden ve Alman filozof Goethe’nin ‘’Aşkı ona sorun’’ diyerek tanımladığı Melayê CIZÎRÎ’nin “Dîlberê Îro Seher” adlı şiirine; Klasik Kürt edebiyatında yazılı şiirin öncülerinden biri olarak da kabul edilen ve felsefi görüşü, imgeleri, sınırsız doğa algısı ile kendinden sonra gelen Ömer Hayyam, Yunus Emre, Mevlana Celaleddinî Rumî, Feqîyê Teyran, Melayê Cizîrî ve Ehmedê Xanî gibi birçok şairi derinden etkileyen Baba Tahirê URYAN’ın “Tu Yî” adlı şiirine; ayrıca son dönem Kürt edebiyatının usta şairlerinden Arjen ARÎ’nin 21 Kasım 2004 tarihinde Mardin’in Kızıltepe ilçesinde babası ile birlikte, 12 yaşındayken 13 kurşunla öldürülen Uğur KAYMAZ için kaleme aldığı “Berî Her Zarokî” adlı şiirine de yer verildi. Albüm aynı zamanda sanatçının doğup büyüdüğü ve Kürt müziğinin beste kaynağı olan Botan yöresine ait iki eseri de gün yüzüne çıkarıyor. Albüm, ilk Kürt şairleri ile bugünün şairlerinin aşk sözcüklerinin şifrelerini melodilere dökerek modern bir altyapı ve farklı yorumuyla dikkat çekiyor. Kürt müziğinde reggae tarzını da deneyen sanatçı albümdeki müziklerin birçoğunun yaratıcısı olmakla birlikte söz yazarlığı konusunda da var olduğunu gösteriyor. Bu anlamda ‘’sanatçıya özgü’’ bir albüm olduğunu söyleyebiliriz.

Albümün yönetmenliğini, özellikle rock ve reggae tarzında olan eserlerin aranjörlüğünü ünlü müzisyen Ayhan ORHUNTAŞ ve sanatçının ilk albümünde de imzası bulunan Seyithan KIZIL yapmış; grafik tasarımını ise yine Fransız fotoğraf sanatçısı Julie BARDOUX üstlendi.

Ronî’den ‘Du Demsal’

Ronî’den ‘Du Demsal’

Diljen Ronî‘nin “Du Demsal/İki Mevsim” adlı ikinci albümü Anadolu Müzik’ten çıktı. Albümün en büyük özelliği, albümde yer alan eserler açısından oldukça geniş ve zengin bir edebi altyapısının olması.

Zira albümde, klasik Kürt edebiyatının önde gelen isimlerinden Melayê Cizîrî‘nin “Dîlberê Îro Seher”, Klasik Kürt edebiyatında yazılı şiirin öncülerinden biri olarak da kabul edilen Baba Tahirê Uryan‘ın “Tu Yî” ile son dönem Kürt edebiyatının usta şairlerinden Arjen Arî’nin Uğur Kaymaz için kaleme aldığı “Berî Her Zarokî” adlı şiirlerine yer veriliyor. Albüm aynı zamanda sanatçının doğup büyüdüğü ve Kürt müziğinin beste kaynağı olan Botan yöresine ait iki eseri de gün yüzüne çıkarıyor. Kürt müziğinde reggae tarzını da deneyen sanatçı, albümdeki müziklerin birçoğunun yaratıcısı olmakla birlikte söz yazarlığı konusunda da var olduğunu gösteriyor. Albümün yönetmenliğini, ünlü müzisyen Ayhan Orhuntaş ve sanatçının ilk albümünde de imzası bulunan Seyithan Kızıl yapmış; grafik tasarımını ise yine Fransız fotoğraf sanatçısı Julie Bardoux üstlendi.

YENİ ÖZGÜR POLİTİKA/ KÜLTÜR SERVİSİ

Ji Diljen Ronî ‘Du Demsal’

Ji Diljen Ronî ‘Du Demsal’

Diljen Ronî, bi albûma xwe ya solo ya duyem ‘Du Demsal’ ku ji aliyê Anadolu Muzîkê ve derdikeve û digihe ber destên muzîkhezan.

Vê albûmê hem cih daye newayên muzîka klasîk a Kurdî û şêweyên weke muzîka etnîk, slov rock, caz, reggae hem jî bi şêwazek û dengekî cuda derdikeve ser dika ecibandina guhdêran. Taybetmendiyeke herî mezin a vê albûmê ku hîmê wê li ser berfirehbûn û dewlemendiya berhemên di vê albûmê de ne. Weke mînak vê albûmê cih daye helbesta “Dîlberê Îro Seher” a şairê nemir Melayê Cizîrî ku serkêşê wêjeya klasîk a kurdî ye û herwiha Fîlozofê Alman Goethe ew wisa daye nasandin, “Herin evînê ji wî bipirsin”. Vê albûmê cih daye helbesta “Tu yî” ya Baba Tahirê Uryan ku ew serkêşekî hêrî hêja yê wêjaya klasîk a Kurdî ya nivîskî ye û herwiha wî bi saya nêrîna xwe ya fîlozofî, îmge, têgihiştina xwe ya kûr a bêsînor a li ser xwezayê gelek bandor li ser şa’iren weke Omer Heyyam, Yûnis Emre, Mevlana Celaleddinê Rumî, Feqiyê Teyran, Melayê Cizîrî û Ehmedê Xaniyê ku di pey wî re hatine, hiştiye. Wekî din vê albûmê cih daye helbesta “Berî Her Zarokî” ya Arjen Ariyê ku ew şa’irekî hosta yê wêjaya kurdî yê dema dawî ye. Û ev helbest 21 ê Sermawêza sala 2004 an li ser Uğur Kaymazê duwazdeh salî ku bi sezdeh beran li navçeya Qosera Mêrdînê bi bavê xwe re hatibû kuştin hatiye nivîsandin. Ev albûm şîfreyên peyvên evînê yên şairên Kurd ên berê û yên niha li newayan bar dike û bi hîmê xwe yê nûjen û şêwaza cuda balê dikîşîne ser xwe. Hunermend gelek helbestên di vê albûmê de wî bi xwe afirandine û hunera xwe ya li ser nivîsandina helbestan jî pêşkêşî me dike ku herwisa wî şêweya regae jî di muzîka kurdî de ceribandiye. Derheneriya albûmê, bi taybetî aranjoriya berhemên rock û reggae muzîkjenê navdar Ayhan Orhuntaş û Seyithan Kizil ê ku di albûma yekem de jî îmzeya wî hebû kiriye. Bergsazî û grafîka dîtbarî ya albûmê jî wênekêşa fransî Julie Bardoux kiriye.Albûma bi navê “Du Demsal” bi îmzeya Anadolû Muzîkê derketiye.

DÎHA/AMED