Yürek sızısından aydınlığa doğru: Diljen Ronî

Yürek sızısından aydınlığa doğru: Diljen Ronî

Diljen Ronî, kendi yaşadığı coğrafyanın kendi yaşamında yaşattığı acıları, hüzünleri, sevinçleri besteleyerek müzik albümüne taşımış.

EVRENSEL/ ŞERİF KARATAŞ/ DILJEN RONÎ

Diljen Ronî, “Çend Gotinên Evînê…” (Aşka Dair Birkaç Söz…) adlı ilk müzik albümüyle müzikseverlerle buluştu. Ronî, slow rock ve caz tarzında yorumladığı Kürtçe ezgileri kendi tarzıyla buluşturmuş. Yürek sızısından aydınlığa uzanan bir çalışma, Çend Gotinên Evînê… Yüreğindeki acılarla Ronî, aydınlığa ulaşma isteğini de dile getirmiş. Ronî, Kürt sanat ve edebiyatı için mihenk taşı olan çalışmalar yapmış olan Bedirhanî ailesinin de torunu. Ailesinin sanat ve edebiyata olan ilgisini araştırması ise onu hep sanata yönelik yaptığı çalışmalar için motive etmiş. O, kendi yaşadığı coğrafyanın kendi yaşamında yaşattığı acıları, hüzünleri, sevinçleri besteleyerek müzik albümüne taşımış.

SOBAYA ATILAN KASETLERDEN TRT 6’YA

Şırnak Cizre doğumlu Ronî, 13 yaşlarından itibaren elinde aldığı sazla birlikte müzikle uğraşmaya başladığını söylüyor. Çocukluğundan beri doktorluğa ve müziğe hep ilgi duymuş. Liseden sonra Van’da tıp okumuş… Ve ardından yoksun bırakıldığı müziğe daha fazla zaman ayırmaya başlamış. “Kendi adıma ilkleri yaşadığım dönem üniversite yılları oldu” diyen Ronî, albüm fikrinin aklından dahi geçmediği bu dönemde kendi melodilerini çalmak için çalışmalar yaptığını belirtiyor. Albümde yer alan on parçanın altı tanesinin bestesi ve sözleri Diljen Ronî’ye ait. Diyarbakır’a taşınmış olmalarının onun için birçok imkan sağladığını söyleyen Ronî, Mezopotamya Kültür Merkezi’nde bağlama dersleri aldığı dönemde gördüğü yardımları da unutmadığını anlatıyor. Çocukluk döneminde yaşadığı zamanla şimdiki zaman arasında önemli farklılıklar olduğunu söyleyen Ronî, yaşanan bu gelişmeyi, Kürt halkının verdiği mücadelenin sonucu olarak değerlendiriyor. Çocukluk yıllarında Şivan Perwer’in kasetlerini kendi elleriyle sobaya attığı günleri de hatırladığında “İçim halen sızlıyor” diyen Ronî, TRT 1’de Perwer’le yapılan röportaja dikkat çekiyor. TRT 6’yı ve yaşanan gelişmeleri olumlu bulan Ronî, Kürtçe için hukuki altyapı konusunda sıkıntılar olduğunu ve bir an önce bu altyapının oluşması gerektiğini anlatıyor. Aşkın kendi yaşamında önemine değinen Ronî, yaşadığı bu aşkın sadece duygusal değil yaşadığı coğrafyaya da bağlı olduğunu söylüyor.

DENGBÊJLİK ÖNEMLİ KAYNAK

Kendi yaşadığı ve büyüdüğü Cizre’ye doktor olarak dönmesini ise kendisi için “mutluluk” olarak gören Ronî, çocuklara karşı doktor gibi davranmaya çalıştığını söylüyor. Bundan çocukların olumlu etkilendiğini anlatan Ronî, “Çocuklarla çocuk oluyorum. Bu da benim için çok güzel” diyor. Ronî, hastalarla Kürtçe konuşmasından dolayı iletişiminin daha iyi olduğunu ve bunun da hastalığın tedavisi için önemli sonuçlar yarattığını belirtiyor. Kürt müziğinde yaşanan gelişmeleri de değerlendiren Ronî, dengbejliğin Kürt müziği için önemli bir kaynak olduğunu düşünüyor. Kürtçenin gırtlak yapısı ile caz müziğine benzediğini dile getiren Diljen Ronî, Kürt müziğinde popüler kültürün etkisiyle arabesk olarak yapılan müziğe ilginin artmasını da olumsuzluk olarak görüyor. Bedirhanî ailesinden olmasının kendisi için güzel bir tesadüf olduğunu belirten Ronî, ailesi ile ilgili yaptığı araştırma ile Kürt kültür, sanat ve edebiyat alanında yaptıkları çalışmaları hep öğrendiğini söylüyor. Bunun kendisini daha da motive ettiğini anlatan Ronî, Kürt sanat ve edebiyatının gelişimi için ailesinin yaptığı fedakarlıkların kendisini çok etkilediğini söylüyor. Bunun için de yaptığı müzik albümüde birtakım fedakarlıklar yaptığını anlatan Ronî, Celal ve Kamuran Bedirhan’ın şiirlerinden beslendiğini belirtiyor. Kendisinin de ileride yazılan şiirlerden besteler yapmak istediğini söyleyen Ronî, yeni başladığı müzik yolculuğunun daha iyi yapma hedefi ile hep devam edeceğini de ifade ediyor. (İSTANBUL)